Z Kuşağının Ortopedik Sorunları

Günümüzde, sokak arası maçlar, seksek gibi oyunların yerini cep telefonu, tablet ve bilgisayarlarla oynanan oyunların aldığını söyleyebiliriz. Z kuşağının içine doğduğu bu cihazlarla geçirdikleri zaman, hareketli oyunlara ayırdıkları zamandan oldukça fazla olabiliyor. Hareketin azaldığı, sabit duruşların arttığı bedenlerde, sağlık sorunlarının meydana gelmesi kaçınılmazdır. Doğru yönlendirmelerle bu konuda farkındalık yaratılması amacıyla, dijital çağ ve Z kuşağının sosyoloji, psikoloji ve iletişim bilimlerinde detaylı bir şekilde analiz edildiği araştırmaların yanı sıra, sağlık bilimi açısından da kas ve iskelet sisteminin konu edildiği araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

İnsan vücudunun doğal ritminde,  hücrelerin yapım ve yıkımı,  nefes almak ve nefes vermek veya kasların ve tendonların uzaması ve gevşemesi gibi eylemler ahenklidir. Kas iskelet sistemi vücudumuzun çok gelişmiş uzuvlarının hareket etmesini ve çalışmasını sağlayan bir yapı olmasının yanında, hareketin yarattığı enerjiyi yaşam enerjisine dönüştürür. . Bisikletin dinamosunu düşünün, hareket etmezse, elimizde olan, çevresini aydınlatmayan bir bisiklet lambasıdır. O nedenle Hareket = Yaşam, Yaşam= Hareket mottosu hep kullanılmıştır.

Avcılık ve toplayıcılık dönemi insanının kas ve kemik yapısı o çağa uygun iken bugünkü Z kuşağının kas ve kemik yapısının ve sorunlarının farklı olması son derece doğaldır. Z kuşağı daha az hareket ediyor, vücudunu uzun süre belli pozisyonlarda sabit tutuyor. Omuzları ve sırtı gergin, baş ve boynunu eğerek, kollarını ve dirseklerini masaya dayamış, elleri klavye veya tuşlarda, gözleri ekranda ve oturan bir kuşak.

Sürekli belli pozisyonda kalmak ve belli hareketlerin yinelenmesi iskelet ve kas sisteminde bazı bölgelerin daha fazla aşınmasına yol açar. Fizyolojik aşınmaya, günümüz rekabetçi ortamında günlük yaşam stresinin yol açtığı psikolojik aşınmanın da eklenmesi, ağrı eşiğinin düşmesine yol açmakta ve yakınmaların daha artmasına neden olmaktadır. Ağır iş yapmayan Z kuşağında sıklıkla boyun ve sırt ağrıları, bel ağrıları, diz önü ağrıları, elde karpal tünel, kubital tünel sendromları gibi sinir sıkışmaları, parmaklarda tetik parmak ve diğer tendon sıkışmaları gibi yakınmalar meydana gelmektedir.

Peki ne yapmalı?

Bu tip sorunlar için ne yazık ki klavyenin bir tuşuna basarak çözüm üretilememektedir. Sorunları anlatmak ve çözümün de kendilerinde olduğu konusunda farkındalık geliştirme konusunda uzmanların sorumluluk alması sonucu, ilaçlar, ateller ve ameliyatlar yerine yaşam biçiminde ve bazı alışkanlıklarda değişikliklere giderek çözülebilir.

Bilgisayar başında nelere dikkat etmeli?

İyi bir duruş için yükseklik ve bel desteği ayarlanabilen sandalye seçimi önemlidir. Oturma pozisyonunda sırt desteği sırtın doğal kavsini desteklemelidir. Koltuk yüksekliği ayakların yere temasına izin vermeli ya da t ayak bileği destekleri kullanılmalıdır. Boyun pozisyonunu korumak için monitör 50 – 70 cm mesafede göz hizası seviyesinde olmalıdır. Otururken omuzların rahat pozisyonda, dirseklerin 90 derecede konumlandırılması önerilir. El bileğini nötral pozisyonda destekleyen ergonomik klavye ve fare tercih edilmelidir. Bu ipuçları ile ideal postür oluşturulabilir.

  1. Ayaklar düz ve yere temaslı                                                                                 
  2. Uyluk yere paralel, diz 90  derece Bel çukuru destekli, sırt dik pozisyonda
  3. Omuzlar rahat
  4. Dirsekler 90 derece el bileği yere paralel nötral
  5. Ekran göz seviyesi hizasında 50-70 cm mesafede

Hangi egsersizleri yapmalıyız?

Yoğun klavye kullanımına saatte 3-4 dakikalık ara verme ve kısa yürüyüşler ile yoğun çalışma şartlarında bile uygulanabilecek görseldeki birkaç egzersiz sağlıklı kalmak için yeterli olacaktır.

Egzersiz ve hareketli olma önerilerini günlük yaşama eğlenceli biçimde uyumlandırmak alışkanlık yaratabilmesi açısından etkili olabilir. Bazı sağlık sorunlarının alışkanlıklarla doğrudan ilişkili olduğunun bilincinde olmak ve kendi sağlığımızın sorumluluğunu üstlenmek önemlidir.

Hareket ve yaşam ilişkisine dönersek Z kuşağının düzenli aralıklarla başını klavyelerden kaldırması, düzenli egzersiz yapması, açık havada dolaşması, ergonomik araçlar kullanması ve hayatın içindeki o güzel doğal ritmi yakalaması sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmelerini sağlayacaktır.  Sağlıklı nesiller, sağlıklı toplum demektir.

Categories:

Posted by @emot