• 7 Gün 24 Saat Sağlık Hizmeti

  • 1418 SOKAK NO:14 35230 KAHRAMANLAR İZMİR

  • +90 232 441 0121

Motosiklet kazalarının yol açtığı yaralanmalardan; Brakial Pleksus Yaralanması

Brakial pleksus, kola giden sinirlerin oluşturduğu kompleks yapıya verilen tıbbi bir isimdir. Boyun bölgesinde her bir omur arasından çıkan sinir uçları, kola doğru ilerlerken bu yapıyı oluşturmaktadır. Omurilikten gelen bu sinirler; iletileri omuza, dirseğe, ele götürmektedir. Bu sayede hem kolumuzu oynatabiliriz, hem de elimize aldığımız şeyleri hissedebiliriz.

Genellikle sinirlerdeki hasar yüksekten düşmelerde, bir yere asılı kalma ya da boynumuzu yana doğru geren yaralanmalarda da görülebilmektedir. Bu şekildeki bir sinir yaralanması; gerilmeden tutun, sinirin kopmasına kadar değişik evrelerde ortaya çıkabilir. Bazen boyundan çıkan kök sinirlerin bir kısmı yaralanmamış olabilir. Bu yüzden bazı hastalarda kısmi hareket kayıpları görülür. Kolun tamamı felç olmaz. Bu yüzden kısmı hasarlar, aynı bölgede kırık varlığında gözden kaçırılabilmektedir.

Yaralanmanın hangi sinir köklerine hasar verdiği MRG ve EMG çekilerek anlaşılabilmektedir. Sadece EMG’nin 4 hafta sonra çekilmesinde yarar vardır.  Bu iki tetkik ile uzman doktorlar sinir yaralanmasının hangi bölgede olduğunu anlayabilir ve tedaviyi düzenlerler.

Brakial pleksus yaralanması, eğer siniri gerici olduysa, sinirler kopmadıysa geri dönücü bir iyileşme gösterebilir. Ancak sinir kopmaları, sinirlerin uç uca ya da araya sinir eklemesi ile onarılmasını gerektirebilir. Burada en ağır yaralanma olan, sinirlerin omurilikten çıkım noktasında kopması durumunda dahi, diğer sinirlerden transfer yapılıp iyileşme beklenebilir. Hatta karşı kola giden sinirlerden bile yararlanılıp sinir transferi yapılabilir.

Brakial pleksus yaralanması geçiren kişilerin, mikrocerrahi teknikleri bilen, bu konuda uzmanlaşmış el cerrahları tarafından ameliyat edilmeleri gerekmektedir. Yapılan girişimler sonrasında rehabilitasyon süresi uzundur. Kolun oynatılamaması nedeniyle hastanın psikolojik yardım alması gereklidir. Uzun sürebilecek tedavi sonrasında, dikilen sinirler iyileştikçe, kontrol edilemeyen bölümlere yeniden fonksiyon kazandırmak mümkündür.

Brakial pleksus yaralanmalarında sonuçlarının değişken olması, yaralanmanın sinirlere verdiği hasarla, hastanın yaşı ile ve sinirlerin durumu ile yakından ilişkilidir. Sonuçların uzman bir doktor tarafından hastaya aktarılmasında fayda vardır.

Motosikletinize binerken koruyucu elbisenizi ve kaskınızı takmayı unutmayınız.

Categories:

Çekiç Parmak

Tanımı

Parmak ucuna gelen direkt travma sonucu, parmağın uç kısmının yukarı kaldırılamamasıyla karakterize durumdur.

Nasıl oluşur?

Parmağın uç eklemini yukarı doğru kaldıran kirişin (ekstensor tendonun) kemiğe yapışma yerinden kemikle veya kemik olmadan kopması sonucu oluşur. Amerika’da beyzbol oynayanlarda sık görüldüğü için beyzbolcu parmağı olarak da adlandırılır. Günlük basit işlerde parmağın takılması ile oluşabilir.

Belirtileri nedir?

Travmayı takiben, parmak ucunda bükülme ve kaldıramama en yaygın görülen belirtisidir. Bazı hastalarda ses gelme ile beraber ani bir ağrı olabilir. Şişlik ve hassasiyet sıklıkla eşlik eder.

Tanı nasıl konur?

Muayeneyle, çekilen filmler ile birlikte tanısı konur. Filmde kırığın olup olmadığı, varsa büyüklüğü tedavide önemlidir.

Tedavi

Eğer tendonla birlikte kopan kemik parça yoksa sıklıkla parmak ateli kullanılarak tedavi edilir. Eğer kemik parça büyükse ameliyat ile kırığın telle tespiti gerekir.

Tedavi sırasında nelere dikkat edilmelidir?

Cerrahi tedavi uygulanmayan hastalarda parmak ateli yaklaşık 6 hafta gece ve gündüz kullanılır.

Sonrasında atel, 2-4 hafta geceleri koruyucu olarak kullanılır.

Çekiç parmak görünümü

Kırıkla birlikte olan çekiç parmağın tedavisi

Kırıkla birlikte olmayan ve hastaya özel yapılmış parmak ateli ile tedavi

Categories:

Ayak Bileği Burkulmaları

Ayak bileği burkulmaları, her yaşta görülebilen ve sık karşılaşılan yaralanmalardır. Ayak bileği eklemini destekleyen güçlü bağların zorlanmasıyla basit gerilmelerden önemli yırtılmalara kadar hasarlar oluşabilir.

 

Ayak Bileği Burkulmaları Neden Olur?

Ayak bileğinin yürüyüş ya da sportif aktiviteler sırasında içe doğru dönmesi sonucu, genellikle eklemin dış tarafında yaralanma meydana gelir. Engebeli zeminler, düşme, anlık durma ve hızlanma gerektiren sportif aktiviteler, ayak önüne bir başka rakibin basması sonucunda gelişebilir.

Bulgular

Ağrı ile birlikte şişlik, üzerine basma güçlüğü izlenebilir. Burkulma sonrasında bağların yaralanması genel olarak hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırılır. Hafif derecede yaralanmalarda bağ yapısında gerilmeler izlenirken, orta derecede yaralanmalarda kısmi yırtıklar oluşmaktadır. Ağır yaralanmalarda ise bağlarda tam kat yırtık izlenir. Bağların tam olarak yırtılması durumunda ek olarak ayak bileğinde bir boşluk ve güvensizlik hissi oluşabilir. Ayrıca bağların yapıştığı kemiklerde kırık olması ağır yaralanmalar sonucunda görülebilir.

Genel olarak şişme ve ağrı yaralanmanın şiddeti ile orantılıdır.

Ne Yapılabilir?

Yaralanmanın şiddetine göre, yaralanmanın olduğu andan doktor muayenesine kadarki süreçte amaç öncelikle ağrıyı hafifletmek ve şişliği azaltmak olmalıdır.

 

Ayak bileği burkulmalarında ilk aşamada yapılabilecekler:

  • Buz uygulaması
    Şişlik olan bölgeye cilt teması engellenecek şekilde saat başı, yirmi dakika kadar soğuk uygulama yapılabilir.
  • İstirahat
    Mümkünse iki-üç gün yaralanan ayak bileği üzerine basılmamalıdır.
  • Elastik bandajlama
    Elastik bandajlama yapılırken, bandaj parmak uçlarını dışarıda bırakacak şekilde çok sıkmadan ve burkulma yönünün tersine destek olacak şekilde ayak bileğinin üzerine kadar sarılmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

·       Bacağı yüksekte tutma

 Ayak bileğinin yastık üzerine kaldırılarak kalp seviyesinden yukarıda tutulması

·       Ağrı kesici ilaçlar

·       Ayak bileklikleri

 

Doktor Kontrolü

Doktor muayenesinde, kemik ve yumuşak dokular gerekli görüldüğü takdirde röntgen ve MR ile değerlendirilip yaralanma şiddetine göre tedavi planlaması yapılır. Genel olarak birçok ayak bileği burkulması ameliyata gerek kalmadan tedavi edilir. İyileşme süresi yaralanma şiddetine bağlı olarak birkaç gün ile 3 ay arasında değişir.

Categories:

Z Kuşağının Ortopedik Sorunları

Günümüzde, sokak arası maçlar, seksek gibi oyunların yerini cep telefonu, tablet ve bilgisayarlarla oynanan oyunların aldığını söyleyebiliriz. Z kuşağının içine doğduğu bu cihazlarla geçirdikleri zaman, hareketli oyunlara ayırdıkları zamandan oldukça fazla olabiliyor. Hareketin azaldığı, sabit duruşların arttığı bedenlerde, sağlık sorunlarının meydana gelmesi kaçınılmazdır. Doğru yönlendirmelerle bu konuda farkındalık yaratılması amacıyla, dijital çağ ve Z kuşağının sosyoloji, psikoloji ve iletişim bilimlerinde detaylı bir şekilde analiz edildiği araştırmaların yanı sıra, sağlık bilimi açısından da kas ve iskelet sisteminin konu edildiği araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

İnsan vücudunun doğal ritminde,  hücrelerin yapım ve yıkımı,  nefes almak ve nefes vermek veya kasların ve tendonların uzaması ve gevşemesi gibi eylemler ahenklidir. Kas iskelet sistemi vücudumuzun çok gelişmiş uzuvlarının hareket etmesini ve çalışmasını sağlayan bir yapı olmasının yanında, hareketin yarattığı enerjiyi yaşam enerjisine dönüştürür. . Bisikletin dinamosunu düşünün, hareket etmezse, elimizde olan, çevresini aydınlatmayan bir bisiklet lambasıdır. O nedenle Hareket = Yaşam, Yaşam= Hareket mottosu hep kullanılmıştır.

Avcılık ve toplayıcılık dönemi insanının kas ve kemik yapısı o çağa uygun iken bugünkü Z kuşağının kas ve kemik yapısının ve sorunlarının farklı olması son derece doğaldır. Z kuşağı daha az hareket ediyor, vücudunu uzun süre belli pozisyonlarda sabit tutuyor. Omuzları ve sırtı gergin, baş ve boynunu eğerek, kollarını ve dirseklerini masaya dayamış, elleri klavye veya tuşlarda, gözleri ekranda ve oturan bir kuşak.

Sürekli belli pozisyonda kalmak ve belli hareketlerin yinelenmesi iskelet ve kas sisteminde bazı bölgelerin daha fazla aşınmasına yol açar. Fizyolojik aşınmaya, günümüz rekabetçi ortamında günlük yaşam stresinin yol açtığı psikolojik aşınmanın da eklenmesi, ağrı eşiğinin düşmesine yol açmakta ve yakınmaların daha artmasına neden olmaktadır. Ağır iş yapmayan Z kuşağında sıklıkla boyun ve sırt ağrıları, bel ağrıları, diz önü ağrıları, elde karpal tünel, kubital tünel sendromları gibi sinir sıkışmaları, parmaklarda tetik parmak ve diğer tendon sıkışmaları gibi yakınmalar meydana gelmektedir.

Peki ne yapmalı?

Bu tip sorunlar için ne yazık ki klavyenin bir tuşuna basarak çözüm üretilememektedir. Sorunları anlatmak ve çözümün de kendilerinde olduğu konusunda farkındalık geliştirme konusunda uzmanların sorumluluk alması sonucu, ilaçlar, ateller ve ameliyatlar yerine yaşam biçiminde ve bazı alışkanlıklarda değişikliklere giderek çözülebilir.

Bilgisayar başında nelere dikkat etmeli?

İyi bir duruş için yükseklik ve bel desteği ayarlanabilen sandalye seçimi önemlidir. Oturma pozisyonunda sırt desteği sırtın doğal kavsini desteklemelidir. Koltuk yüksekliği ayakların yere temasına izin vermeli ya da t ayak bileği destekleri kullanılmalıdır. Boyun pozisyonunu korumak için monitör 50 – 70 cm mesafede göz hizası seviyesinde olmalıdır. Otururken omuzların rahat pozisyonda, dirseklerin 90 derecede konumlandırılması önerilir. El bileğini nötral pozisyonda destekleyen ergonomik klavye ve fare tercih edilmelidir. Bu ipuçları ile ideal postür oluşturulabilir.

  1. Ayaklar düz ve yere temaslı                                                                                 
  2. Uyluk yere paralel, diz 90  derece Bel çukuru destekli, sırt dik pozisyonda
  3. Omuzlar rahat
  4. Dirsekler 90 derece el bileği yere paralel nötral
  5. Ekran göz seviyesi hizasında 50-70 cm mesafede

Hangi egsersizleri yapmalıyız?

Yoğun klavye kullanımına saatte 3-4 dakikalık ara verme ve kısa yürüyüşler ile yoğun çalışma şartlarında bile uygulanabilecek görseldeki birkaç egzersiz sağlıklı kalmak için yeterli olacaktır.

Egzersiz ve hareketli olma önerilerini günlük yaşama eğlenceli biçimde uyumlandırmak alışkanlık yaratabilmesi açısından etkili olabilir. Bazı sağlık sorunlarının alışkanlıklarla doğrudan ilişkili olduğunun bilincinde olmak ve kendi sağlığımızın sorumluluğunu üstlenmek önemlidir.

Hareket ve yaşam ilişkisine dönersek Z kuşağının düzenli aralıklarla başını klavyelerden kaldırması, düzenli egzersiz yapması, açık havada dolaşması, ergonomik araçlar kullanması ve hayatın içindeki o güzel doğal ritmi yakalaması sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmelerini sağlayacaktır.  Sağlıklı nesiller, sağlıklı toplum demektir.

Categories:

Hemofili Hastalığı

Tekrarlayan eklem içi kanamalar, eklemlerde kıkırdak aşınmalarına, eklem hareket kısıtlılıklarına ve eklemlerin ağrılı durumlarına yol açar. Eklem sorunlarının oluşmaya başladığı durumlarda ortopedi uzmanları tarafından eklemlerdeki şişlikler değerlendirilir.

Hemofili hastalığı nedir?

Kan pıhtılaşma mekanizmasındaki faktörlerden bazılarının yokluğu ya da eksikliğine bağlı vücutta herhangi bir nedenle oluşan kanamanın durmaması hastalığıdır.Sıklıkla görülen Faktör-VIII eksikliğine “Hemofili A”, Faktör –IX eksikliğine “Hemofili B” denir. Genetik bir hastalık olan hemofili genellikle erkeklerde görülür, kadınlar ise taşıyıcıdır. Pıhtılaşma faktörünün eksikliğine göre hafif, orta ya da ağır tipleri mevcuttur.

Tanı ve tedavi

Özellikle ağır tiplerinde doğumdan itibaren çocuklarda görülen ciltteki morarmalar, eklem şişlikleri, burun ve dişeti kanamaları ile göze çarpar. Tanı ve tedavisi hematoloji (kan hastalıkları) uzman doktorları tarafından yapılır. Ömür boyu devam eden bu hastalığın takibinde pek çok branş doktorlarının değerlendirmeleri zaman zaman gerekli olabilir.

Ortopedik açıdan, tekrarlayan eklem içi kanamalar, eklemlerde kıkırdak aşınmalarına, eklem hareket kısıtlılıklarına ve eklemlerin ağrılı durumlarına yol açar. Eklem sorunlarının oluşmaya başladığı durumlarda ortopedi uzmanları tarafından eklemlerdeki şişlikler değerlendirilir. Faktör uygulamaları ile eklem kanamaları önlenebilir. Tekrarlayan kanamaların eklemlerde oluşturduğu kronik sinovitin cerrahi olarak ya da radyonükleer ilaçlarla temizlenmesi mümkün olabilir. Eklemlerin ileri derecede yıprandığı, artropati denilen durumlarda da protez ameliyatları ile eklem ağrılarının giderilmesi ve eklem hareketlerinin arttırılmasıyla ,hastaların günlük aktivitelerini daha kolay yapmaları sağlanabilir.

Categories: