Therapist with model of pelvis Bir fizyoterapist insan pelvisinin bir modelini tutuyorYoung man in casual office shirt having hip pain Kalça ağrısı olan genç adamYoung women are suffering from low back pain Genç kadınlar bel ağrısı çekiyor

Kalça protezi ameliyatları, kalça eklemi yıpranması sonrasında ve yaşa göre kalça kırığı tedavisinde eklemin yapay eklemlerle değiştirilmesi işlemidir. Kalça kireçlenmesi, romatizmal hastalıklar, kalça kırıkları ve kalça çıkıkları, kemik beslenme bozukluğuna bağlı gelişen baş bölümünün yıprandığı durumlarda uygulanmaktadır. Genel olarak ileri yaşlarda (60 yaş ve üzeri) yapılan ameliyatlar olmasına rağmen hastalık tipine ve tutuluma bağlı farklılıklar olabilmektedir. Hasta özelliklerine göre değişebilen anestezi yöntemleriyle ameliyat süresi ortalama iki saat kadardır. Yapısı bozulmuş olan baş ve yuva çıkarılıp yerine metal, plastik ve seramik gibi parçalardan oluşan yapay eklem yerleştirilir. Bu parçalar kemiğe çimentolu veya çimentosuz olarak tutturulabilir. Uygulanacak protez tipi ve kemiğe tutturulma yöntemi hasta ve kemik durumuna göre belirlenmektedir. Her yapay eklemin bir dayanma süresi vardır. Uygun şartlarda, uygun cerrahi tekniklerle günümüz modern protezlerinin ömürleri 15-20 yıl civarındadır. Kullanım süresi hasta yaşı, kilosu ve aktivitesine bağlı değişmektedir. Hastanede kalış süresi ameliyat sonrası oturma, tuvalet kullanımı, merdiven inip çıkma eğitimlerini kapsar ve yaklaşık 5-7 gün sürmektedir. Ameliyatın 15. gününde genel olarak dikişler alınıp pansumanlar sonlandırılır. Ameliyat sonrası dönemde enfeksiyon, toplar damarlarda kan pıhtılaşması, protez çıkmaları ve gevşeme görülebilmektedir. Sorunlar alta yatan nedenlere bağlı olarak tedavi edilmektedir. 70 yaşında düşme sonrasında sağ kalça kırığı geçirmiş olan hastanın kalçasına uygulanmış sağ kalça protezi. (Şekil 1-2)

Şekil - 1 Kalça Kırığı
Kalça Kırığı
Şekil - 2 Kalça Protezi
Kalça Protezi

KALÇA PROTEZİ SONRASI REHABİLİTASYON

Kalça protezi öncesi fizyoterapi programıyla eklem hareket genişliğini arttırmak ve kalça çevresi kasları güçlendirmek, ameliyat sonrası iyileşme sürecinde avantaj yaratacaktır. Kalça protezi ameliyatı sonrası, birinci günden itibaren fizyoterapist eşliğinde hareket tedavisine başlanır. Erken fizyoterapinin esas amacı hastayı en kısa sürede ayağa kaldırmak, kişisel bakım işlerini (tuvalet gibi) bağımsız yapabilmesini sağlamak ve yatmaya bağlı oluşabilecek sorunları önlemektir. Hastanın genel durumu izin verirse ikinci gün ayakta durmaya başlanır. Ameliyat edilen bacağa ne kadar yük verileceği protezin tipine (çimentolu-çimentosuz) ve cerrahın kararına göre değişmektedir. Çimentolu kalça protezleri genellikle birinci günden itibaren tam ağırlık verilerek, yardımcı yürüme cihazıyla birlikte yürüme eğitimine başlanılır. Çimentosuz protezlerde yeterli kemik iyileşmesi en az 6 hafta kadar sürdüğünden ilk haftalar hiç yük verilmeden veya parmak ucu temasıyla yardımcı cihazla birlikte yürüyüş eğitimi başlar. Tam veya kısmi yük taşımasına izin verilen kalça protezli hastaların en az iki ay boyunca yardımcı cihaz kullanması gerekmektedir. Ağrısız eklem hareketi, kalça, diz çevresi kasları güçlendirmek için ilk günlerden itibaren fizyoterapist eşliğinde yatak içi egzersizlere başlanılır. Verilen egzersizlerin öğretildiği şekilde ve sıklıkta yapılması, erken iyileşmek için önemlidir.
Kalça Protez Ameliyatı Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
  • Hastalar ilk birkaç ay tuvalette yükseltici kullanmalı,
  • Alçak, yumuşak koltuk ve sandalyelere oturmamalı,
  • Oturma pozisyonundan ayağa kalkarken öne doğru eğilmemeli,
  • Kalça 90 dereceden fazla bükülmemeli,
  • Ayakta dururken ayakları aşırı derecede içe ve dışa doğru döndürmemeli,
  • Oturup kalkarken ameliyatlı bacak gövdenin önünde olmalı,
  • Ayak ayaküstüne koyulmamalı ve dizlerin arasında uyku sırasında yastık yerleştirilmeli,
  • Emboli çorabı ilk aylar özellikle de yürüme esnasında mutlaka giyilmelidir.
Perthes hastalığı 1910 yılında Leg, Calve ve Perthes adında üç ayrı cerrah tarafından tanımlanmıştır. Çocukluk çağında femur başı büyüme kıkırdağının kanla beslenmesinin geçici olarak bozulması sonrasında ortaya çıkan bir hastalıktır. Kanlanma bozukuğu sonrasında femurun baş kısmındaki kemiğin canlılığını yitirmesi ile avasküler nekroz oluşur. Canlılığını yitiren kemik vücut tarafından bu bölgeden uzaklaştırılarak yeni kemik yapım süreci başlar. Nekroz sahası femur başının bir kısmını ya da tamamını tutabilir. Bu durum femur başında çökmeye ve yuvarlaklığının bozulmasına neden olur. Perthes hastalığının nedeni tam olarak olarak bilinmemekle birlikte büyüme sırasında kalça eklemindeki kan akımındaki bozulma sorumlu tutulmaktadır. 4-10 yaş arası erkek çocuklarda daha fazla görülür. Klinik olarak çocuklarda birkaç hafta önce başlayan topallama ve kalça ile diz bölgesine yansıyan ağrı ve hareket kısıtlılığı vardır. Ağrılı dönemlerde ağrılı taraf üzerine daha az basarak yürürler. Kalça hareketleri kısıtlanarak ilerleyen zamanlarda kas kontraktürü denilen kasılmalar ve ekstremite kısalığı oluşabilir. Geç dönemde kalçada osteoartrit dediğimiz kalıcı hasar oluşabilir. Tedavisinde hastalık geçinceye kadar üzerine yük vermemek önemlidir. Hastalığın süresi 2 ile 3 yıl arasında devam edeceği için şikayetlerin arttığı dönemlerde kalçayı dinlendirmek gereklidir. Hastalığın evresine göre bazen atel kullandırarak yükten kurtarmak uygun olabilir. İlerleyen zamanlarda femur başında ileri derecede bozulmaya bağlı eklemde uyumsuzluk oluşursa eklemi daha uyumlu hale getirici ameliyatlar gerekebilir. Bu operasyonların amacı hastalığın olumsuz etkilerini geciktirmektir. Hastaların bir kısmında kırklı yaşlardan sonra kalçada kireçlenme görülebilir ve şikayetlerin giderilmesi için protez ameliyatı gerekebilir.
Genellikle 30-50 yaş arası hastalarda kalçada ağrı yapan hastalıklardan birisidir. Topallama ile giderek kalça eklemini bozan, değişik evrelerden geçerek ilerleyebilen, yıkıcı bir hastalıktır. Bunun sonucunda hastalığın evresine göre, değişik ameliyatlar yapılmaktadır. Osteonekroz, aslında ölü kemik demektir. Buna neden tam anlaşılamamış olmakla birlikte; alkol kullanımı, bazı karaciğer hastalıkları, böbrek ve kan hastalıkları varlığında görülebilmektedir. Hastalığın temel olarak, kalça ekleminin yuvarlak baş kısmını bozup bozmadığına göre tedavi uygulanır. Bu değişiklikleri anlamak için, ağrılı kalçaya kemik sintigrafisi röntgen veya manyetik rezonans görüntüleme yapılır. Femur başının ne kadarı sağlıklı ne kadarı etkilenmiş olduğu bu tetkikler ile anlaşılmaktadır. Kollaps dediğimiz başın yuvarlaklığını kaybetmeye başlamasına ait bulgular, hastalığın ilerlediği evrelerde görülür. Hastalık iyice ilerlediğinde şekli bozuk bir eklem ve kireçlenme (artroz) oluşur. “Core decompression” denilen kemiğin içine oluk açma yöntemi evre I-II hastalarda %70'lere kadar başarılı olmaktadır. Bu yöntem sonrası bacak kemiklerinden fibula dediğimiz dıştaki ince kemik alınıp, damarıyla beraber kalçaya nakledilebilir. Burada yapılan mikrocerrahi damar onarımı ile, nakledilen kemiğin bozulan kemiğe sağlıklı hücreleri transfer etmesi sağlanabilmektedir. Vaskülarize fibula transferi denilen bu işlem ile erken evrelerde %90'lara kadar başarılı sonuçlar bildirilmektedir. Evre 3-4-5'e doğru ilerlendikçe fibular greftin başarı oranı da azalmaktadır. Bu hastaların bir kısmı ileride total kalça / yüzey artroplastisi gibi çözümlere ihtiyaç gösterebilmektedirler. Kalça eklemindeki bozulmayı geciktirmek ve hastanın kendi eklemini, protez yapılabilir yaşlara kadar korumak temel prensiptir. Ancak günümüzde gelişen teknolojik imkanlar ile, kalça protezlerinin genç yaşlarda dahi yapılabilmesi mümkün olmaktadır. Bu konuda kararın hastaya ait faktörler göz önünde bulundurularak doktorunuz tarafından verilmesinde yarar vardır. Çünkü kullanılan implantların septik / aseptik gevşemesi durumunda ikincil ameliyatlar gerekebilmektedir. İyi koşullarda bir kalça protezi, 15 yılın üzerinde dayanabilmektedir.