Kalça Avasküler Nekrozu

Genellikle 30-50 yaş arası hastalarda kalçada ağrı yapan hastalıklardan birisidir. Topallama ile giderek kalça eklemini bozan, değişik evrelerden geçerek ilerleyebilen, yıkıcı bir hastalıktır. Bunun sonucunda hastalığın evresine göre, değişik ameliyatlar yapılmaktadır. Osteonekroz, aslında ölü kemik demektir. Buna neden tam anlaşılamamış olmakla birlikte; alkol kullanımı, bazı karaciğer hastalıkları, böbrek ve kan hastalıkları varlığında görülebilmektedir. Hastalığın temel olarak, kalça ekleminin yuvarlak baş kısmını bozup bozmadığına göre tedavi uygulanır. Bu değişiklikleri anlamak için, ağrılı kalçaya kemik sintigrafisi röntgen veya manyetik rezonans görüntüleme yapılır. Femur başının ne kadarı sağlıklı ne kadarı etkilenmiş olduğu bu tetkikler ile anlaşılmaktadır. Kollaps dediğimiz başın yuvarlaklığını kaybetmeye başlamasına ait bulgular, hastalığın ilerlediği evrelerde görülür. Hastalık iyice ilerlediğinde şekli bozuk bir eklem ve kireçlenme (artroz) oluşur. “Core decompression” denilen kemiğin içine oluk açma yöntemi evre I-II hastalarda %70'lere kadar başarılı olmaktadır. Bu yöntem sonrası bacak kemiklerinden fibula dediğimiz dıştaki ince kemik alınıp, damarıyla beraber kalçaya nakledilebilir. Burada yapılan mikrocerrahi damar onarımı ile, nakledilen kemiğin bozulan kemiğe sağlıklı hücreleri transfer etmesi sağlanabilmektedir. Vaskülarize fibula transferi denilen bu işlem ile erken evrelerde %90'lara kadar başarılı sonuçlar bildirilmektedir. Evre 3-4-5'e doğru ilerlendikçe fibular greftin başarı oranı da azalmaktadır. Bu hastaların bir kısmı ileride total kalça / yüzey artroplastisi gibi çözümlere ihtiyaç gösterebilmektedirler. Kalça eklemindeki bozulmayı geciktirmek ve hastanın kendi eklemini, protez yapılabilir yaşlara kadar korumak temel prensiptir. Ancak günümüzde gelişen teknolojik imkanlar ile, kalça protezlerinin genç yaşlarda dahi yapılabilmesi mümkün olmaktadır. Bu konuda kararın hastaya ait faktörler göz önünde bulundurularak doktorunuz tarafından verilmesinde yarar vardır. Çünkü kullanılan implantların septik / aseptik gevşemesi durumunda ikincil ameliyatlar gerekebilmektedir. İyi koşullarda bir kalça protezi, 15 yılın üzerinde dayanabilmektedir.