Monochrome Studio Shot Of Woman With Painful Shoulder, Omzu ağrıyan kadınman holding his shoulder in pain omzunu acı içinde tutan adamShoulder Electrical Stimulation / TENS Omuz Elektrik StimülasyonuFizyoterapist bir erkeği omuzdan tedavi eder. Physiotherapist treats a man by the shoulderFather with is son at the sunset Baba ile oğlu günbatımında

Omuz eklemi doğuştan çok sıkı bir eklem değildir. Bu nedene kalça ve diz eklemine oranla daha gevşek bir yapısı vardır. Bu çıkığa daha elverişli doğal yapı çevre kas ve bağlarca sınırlandırılır ve korunur. Tüm eklemlerde olduğu gibi, eklemi çevreleyen kaslar ne kadar güçlü tutulursa o eklem o kadar iyi korunur.

Omuz eklemi ile ilgili en önemli gelişmeler 1970’li yıllarda yaşanmıştır. Prof Dr. Charles Neer yaptığı çalışmalar ile omuz patolojilerine büyük açıklık getirmiştir. Impingement sendromu (omuz sıkışma sendromu) rotator cuff kas yırtıkları (döndürücü manşet kas yırtıkları), omuz protez dizaynları gibi konularda ilk tanımlamaları yapmış ve bu hastalıkların modern tedavilerini geliştirmiştir.

OMUZ KAS YIRTIKLARI

Neden oluşur?

Omuzdaki kas yırtıklarının yaşlanma süreci içerisinde geliştiği anlaşılmaktadır. Yaşımızın ilerlemesiyle bazen küçük bir yırtık gelişebilir ve zamanla ya da travmayla daha ilerler. Genç yaşlarda sportif travmalar ve düşmeler omuz eklem çıkıkları da kas yırtıkları ile sonuçlanabilmektedir. Burada olay dejeneratif eskime ile oluşan bir yırtık değildir.

Belirtileri Nelerdir?

Kas yırtığı hastanın ağrılı olmasına gece ağrısına ve omuzu üzerine yatamamasına yol açar. Ağrılı bir hareket arkı vardır. Bazen, tam kat yırtık varsa hareket tamamen kaybedilebilir. Ancak 4 grup kasın ortak hareket üretmesi nedeniyle, hareket korunmuş da olabilir.

Nasıl Tanı Konulur?

Yırtıklar küçük kısmi (parsiyel) ve tam kat geniş yırtıklar gibi tanımlamalar ile ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile tanı alırlar.

Nasıl tedavi edilir?

Rotator manşet kaslarının güncel tedavisi kopmuş olan kasın kemikteki yapışma yerine ankor denilen çıpalar ile tutturulması esasına dayanmaktadır. Bu onarımın başarısı için ameliyat sonrası hasta, yastıklı bir kol boyun askısı taşımalıdır. Bazı hareketler dışında onarılmış kası gerecek şeyler yapması istenmez. Çünkü bu tür yırtıklarda kasın tendonu kemiğe yani farklı ve sert bir dokuya dikilmektedir. Oradan sıyrılmaması ve yapışması için gerilime uğramaması gerekir. Sigara iyileşmeyi bozan faktörlerin başında gelmektedir. Tahmin edileceği gibi akut ya da kronik yırtık olması, yırtığın büyüklüğü, hastanın yaşı ve hastalıkları tedavi için belirleyicidir. Genellikle yırtığın çok beklenmesi halinde geriye kaçması ve kasın yağ dokusuna dönüşmesi (yağlı dejenerasyon) gelişebilmektedir. Tam kat yırtıklar için, tanı konulduktan sonra beklenmesi önerilmemektedir. Ameliyat sonrası kasın korunması ve rehabilitasyonu 2-3 ay kadar sürer. Sportif faaliyetlere dönüş 6. aydan sonra mümkün olmaktadır.

OMUZDA TEKRARLAYAN ÇIKIKLAR

Neden oluşur?

Omuz eklemi vücudumuzun en instabil yani çıkığa en elverişli eklemlerinden birisidir. Bunun temel nedenlerinden birisi kemiksel olarak birbiri ile sıkı ilişkide eklem yüzleri içermemesidir. Eklemin sağlam yapısı onu çevreleyen kaslar (rotator cuff /deltoid /biceps) ve bağlar ile sağlanır. Gündelik yaşamda biz omzumuzu 90 derece üzerine nadiren çıkartırız ve bu da zorlayıcı fiziksel travmalardan korunmamızı sağlar. Ancak düşme, direk darbe veya bazen kolumuzu ileriye doğru uzattığımız sportif faaliyetlerde, omuz eklemi yerinden çıkabilir. Genç hastalarda omuz eklemi çıkığı önemlidir. Çünkü tekrarlayan çıkık görülme olasılığı yüksektir. Hemen ameliyatı gerektirmeyebilir Ancak buna karar verirken, hastanın muayenesi ve manyatik rezonas görüntülerinin incelenmesi önem taşır. Bazı hastalarda eklemde oluşan kapsül ve labrum yırtıkları yanısıra kemik bankart lezyonları olabilir. İlk çıkıkta dahi ameliyat gerektiren durumlar olabilir. Bazı kişilerde omuz çok basit bir travma ile örneğin taş atarken, yüzerken çıkabildiği halde, diğerlerinde düşme ters hareket darbe gibi daha yüksek enerjili travma gerektirebilir. Bu iki grup hasta arasındaki temel fark eklem yapısı genel laksite (eklemlerin esnekliği) ile açıklanabilir. Kimi kişilerde eklem esnek yapıda olduğu için daha kolay çıkar. Bu durum, çok yönlü omuz instabilitesi (MDİ) olarak isimlendirilmektedir. Eklem kapsülünü bir balon gibi düşünürsek içinde baş, rahatça her yöne hareket edebilir. Hatta bu hastalar, çıkık hissi yaratan hareketlerden bir süre sonra kendiliklerinden sakınmaya başlarlar. Diğer sıkı eklemlere sahip hastalara göre tekrarlamalara daha yatkınlık olur. Klasik ön arka planda oluşan çıkıklardan sonra eklemin kapsül ve labrum denilen fibrokartilajinöz kenar kısımları onarılır. Çıpa (ankor) benzeri kemiğe saplanan küçük vidalar ve arkalarındaki ipler yoluyla dokular kemiğe tutturulmaktadır. Bu onarım eklemin yeniden eski sıkılığına gelmesine yol açar. Eşlik eden biceps uzun başı ya da hill sachs lezyonları varsa, onlar da eş zamanlı onarılır. Artroskopik yapılan instabilite cerrahisinde eklem içerisindeki bozulmanın iyi değerlendirilmesi ve yukarıda adı geçen yapıların sağlam tamir edilmesi tekrar çıkığı önlemede en önemli basamaktır. Kapsüler plikasyon denilen, bollaşmış eklem kapsülünün gerdirilmesi işlemi, bazı hastalarda, özellikle de yapısal olarak eklemleri esnek olanlarda gerekli olabilir. Onarım yapılmış omuzun iyi rehabilitasyon görmesi, bir süre temastan korunması daha sonra kasların kuvvetlendirilmesi de önemli bir aşamadır. Fizik tedavi en az 3 ay hastanın izlemini gerektirmektedir.

KALSİFİYE TENDİNİT

Neden oluşur?

Omuz hastalıkları içerisinde en ağır ağrı oluşturan formlardan birisidir. Genellikle 30-60 yaş aralığında hastalarda kendiliğinden ortaya çıkan ağrı ile karakterizedir. Genellikle neden oluştuğu net değildir. Rotator cuff kası içerisinde kalsiyum depozitleri oluşur. Kendi kendine sınırlanabilen bir rahatsızlıktır. Bosworth, kalsifik birikimlerin yılda %6.4 resolusyon gerileme gösterdiğini bildirmiştir. Tanısında ultrasonografi ve röntgen genellikle yeterlidir. Büyük birikimlerde, MR görüntüleme ile kasın bütünlüğü, yırtık oluşumu ve yerleşimi hakkında bilgi edinilebilir. Tedavide evreye göre davranılır. Ağrının yüksek olduğu durumlarda ve enflamasyon varlığında cerrahiden kaçınılmaktadır. Genelde analjezik ilaçlar kol boyun askısı ve fizik tedavi ile tedavi edilir. Uzun süreli hareket kısıtlamalarından kaçınılır. Cerrahi tedavisi kronik evrede planlanır. Artroskopik olarak bu odakların temizlenmesi şeklinde yapılır. Gerekmedikçe bir kas onarımı yapılmaz. Ancak büyük yırtık varsa onarım endikasyonu konabilir. Aynı seansta sub akromiyal alanın temizliği ve akromioplasti ameliyatı da eklenebilir. Barbotage ultrasonografi eşliğinde odakların enjektör iğnesi ile boşaltılması işlemidir. Diğer tedaviler subakromiyal kortikosteroit enjeksiyonları ve ESWT şok dalga tedavisi olarak sayılabilir. Kalsifiye tendinitte MR'da kasın başa yapışma yerinde siyah renkli kısım kalsiyum birikimine ait görüntüdür.

OMUZ PROTEZLERİ

Neden oluşur?

Omuzda sıklıkla görülen impingement (sıkışma hastalığı), zaman içerisinde kas yırtılmaları ve buna bağlı eklemin bozulmasına yol açabilir. Yaş olarak 60-70 yaş aralığında gelişen bir hastalıktır. Omuz protezi, rotator manşet artropatisi olarak adlandırılan bu eklem bozulmasında kullanılır. Bu durumda omuzdaki kasların büyük kısmı geniş kronik yırtıklar nedeniyle bozulmuş ve eklem kıkırdağı iyi durumda değildir. Çözüm olarak reverse (ters tipte) omuz protezi uygulanır. Biomekanik olarak deltoid kası ve subskapularis kasının sağlam bölümleri sayesinde omuza tekrar hareket kabiliyetini kazandırmak amaçlanır. Omuz eklem protezleri eklemin onarılamayacak kırıkları sonrasında ya da eklemin yıpranması sonrası da konulabilmektedir. Ekleme ait çok parçalı kırıklar, kırıklı çıkıklar plak vida sistemleri ile tedavi edilemeyecek durumda olduğunda protez ile eklemin yeniden oluşturulması gerekebilir. Bu durumda kırık sonrası kemik stokunun korunmasına yönelik protezler kullanılır. Kırık genellikle osteoporotik zeminde oluştuğu için genellikle omuz protezleri çimentolu tercih edilir. Tüm omuz protez ameliyatlarında başarıyı etkileyen temel faktörlerin başında; protez yüksekliği, başın şeklinin çıkarılan anatomik baş ile aynı olması ve en önemlisi başa yapışan kasların tekrar protez üzerinde etkili tutturulması yer alır. Bu kaslar kemiksel yapışma yerleriyle birlikte, kalın dikiş materyalleri sayesinde protez çevresine dikilmektedir. Kırık sonrası protezlerde, tuberkül olarak adlandırılan bu kısımların, ameliyat sonrası protez ile bütünleşmesi, protezin kolu kaldırabilecek güce kavuşması için önemlidir. Bu nedenle omuz protezi sonrası rehabilitasyon programı ve doktorunuzun önerilerine sıkı sıkıya uymanız gerekmektedir. Omuz protezleri sonrası 4-6 haftada fizik tedavi değişik evrelerden geçmektedir.